Yemek ve Yememek
Öncelikle yemek yemek ile aynı yemeği karadeliğe atmanın neredeyse hiçbir farkı olmadığını, hatta karadeliğe atınca çıkışta helaya gitme zorunluluğu olmadığını not edelim. Konuşmamız gerekenler şunlar, yemek yemek o faydaya değiyor mu, hadi değdi diyelim, aynı şekilde insan yemenin de nasıl bir faydası var? Burada insan yemekten kastım yamyamlık değil, daha kötüsü, o insanı karadeliğe fırlatmak. Şimdi yemek yemenin faydası ne? Yaşamak. Yaşamayı seviyorsak evet mecbur sevmiyorsak opsiyonel. Peki insan yemenin faydası? Bu insan eğer bir anti enerji ise, işte o zaman yine benzer bir eşitliğe varıyoruz ancak, şöyle bir sorun var. Yemek yemek çok tatlı gelince insanın canı da kendine tatlı gelir, her şeyi her an yemek ister. İnsan yemekte de benzer bir mekanizmanın olduğunu düşünüyorum, insan yedikçe kısa zamanda ana karakter sendromuna kapılmak işten bile değil. Nedeniyse canının tatlı gelmesi, bence kimse kendini canını, rolünü tatlı görmemeli.
Neden? Aşırı tüketimin bizi ne kadar mahvettiğinden haberimiz yok çünkü. Kendini evrenin merkezinde gören kimsenin bir karadelikten farkı yok, çünkü işin sonunda her şeyi hak ettiğini ve sonsuza kadar da hak edeceğini düşünmeye itiyor otomatik olarak. Peki soru şu, bu karadeliğin entropisi nedir?
Comments (0)
No comments yet. Be the first!
Log in to comment.